24 Mart 2014 Pazartesi

HERKES KENDİ LİSANINDA HIÇKIRIR ...




Ey hayatın düz tarafını yokuş bilip yorulan adam
Bazen delice bir poyrazı sırtlayıp eteklerini sıyırırsın dağların
Ellerine imân eder şiirlerin ve mısraların

Gecemi katleden o şarkıdır ağlamalarımın tek tanığı
Sen ölmeyi benim tenimden mi öğrendin Nur/ettin

Her kes kendi lisanında hıçkırır
Her kes kendi yalnızlığında uykularını satır satır böler
Düşlerimi boğma zamanıdır , hâlâ rüyada mısın Nur/ettin..

Gökyüzünün teslim yerinde ay ve yıldız kümeleri
Avuçlarında teslimiyetli dua günceleri
Ser seccadeni kir sanılan her sanrının üstüne
Kıblen hür
Yönün bâ/kir
Bakışlar hâ/kir
Aldırma sen
Aldırma in/kâr düşünceler
Nefes al önce
Sök kibri içinden 
Nur /ettin..

Sen nefsinin her tazelenmesinde yeniden kutsandın
Açlık dürtüsü sadece mideden ve tenden geçmez
Yeniden öğrendin
Kurban edilmiş her mahlukatın önsezisi say ruhundaki fırtınaları
Al yeni baştan
Yeniden dinle sana sunulan her argümanı
Bıçak sırtı düşler müjdelendi kutlu bir gün arifesinde
Al yüreğini şiir sızlayan parmak aralarına
Sık ve yeniden felaha dur Nur/ettin..

Dilindeki sözlerin kudretinden sonsuz bir hitap uyansın
Aldırma sana söylenenler söyledikleriyle kalsın
Kurban edilmiş her söylemin b/aşka halvetler üzre
Aldırma Nur/ettin aldırma
Yokluk jiletin kesik damarlarında yansın..

Salyangozun cinnetinden öğrendim tüm ıslak zeminleri nemle yürümeyi
Zamansız ağlamaları kendine vazifemi sandın
Şimdi tüm çavuş kuşlarının rütbesini sökesin var
İçindeki silahın barutunu kendine tutkumu sandın
Kimlere bıraktın aşka yardakçı bildiğin yüreğini
Hesap ver ..
Nur / ettin…

Herkes kendi lisanında hıçkırır
Herkes kendi yalnızlığında uykularını satır satır böler
Ruhuma mahkeme kurup dilimi yargıç belleme
Çoktan kalemini kırdım
Bil bunu Nur /ettin..

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder

Not: Yalnızca bu blogun üyesi yorum gönderebilir.